İzleyiciler

30 Mart 2016 Çarşamba

ANNE SÜTÜNÜ ARTTIRMAK

  Anne sütü bebeklerimizin en önemli gıdaları.Bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklara karşı bebişlerimizi korur.Bunları göz önünde bulundurursak sütlerimize iyi bakmamız gerekiyor.
  Atlas'ın doğumuna bir hafta kala gerekli ot çayları annem tarafından hazırlanmıştı :) .Tabi herkes birşey söylüyor.Onu da yapın ,bunu da yapın... En başta SU anne sütünü arttırmada birinci.Suyun yanı sıra ben en çok aktardan aldığımız Ziya Dede anne sütü arttırıcı çayı içtim ve gerçekten faydasını gördüm.Ayrıca İzmir 'de çaşır olarak bilinen ama farklı yerlerde malatura veya arap saçı denilen, dağlarda bulunan otu demleyip içiyordum.İçeceklerin yanı sıra kuru börülce,kuru soğan ve tarçın da anne sütünü gözle görülür şekilde arttırıyor. (Denenmiş ve onaylanmıştır ☺).

  Atlas hala emmekte ve sütümüzde eskiye göre azalsa da oğluşuma yetiyor.Emmeye devam ederse 2 yaşına kadar emdirmek istiyorum.Bütün annelerin bol bol sütleri olsun inşallah 😙😙😙



28 Mart 2016 Pazartesi

YAZ SAATİ

Hayırlı olsun yaz saati uygulamasına geçtik ☺. Biz geçtik geçmesine de Atlas'ı geçiremedik bir türlü.
Normalde gündüz bir öğle uykusu yapar sonrada gece uyur. Dün o şekilde yaptık, akşam 9'u zor bekledi.Binbir oyunla,şarkıyla oyalamaya çalıştık.Bu gün  ise öğlen 12'de uyuttuk 2'de kalktı.Daha sonra 5'te uyutayım dedim tabi alışık deģil uyumadı.Sonra saat 7 'de kucağımda sızıp kaldı kuzucuk.Gece her günkü saatinde uyusun diye yarım saat sonra uyandırdım.Tabi bizimkine o uyku yetti hoplayıp zıplamaya başladı.Saat 10'da zorla yatağına yatırdım normalde 5 dakikada uyuyan  çocuk 45 dakikada zorla uyudu.

Bu saatler Atlas'a hiç yaramadı.Tekrar bir düzene sokmamız lazım. Biraz zor olacak ama olacak...



25 Mart 2016 Cuma

BEBEKLERİN DAMAK TADINI OLUŞTURMAK

  Bizim aile de yemek seçen yoktur.Herşeyi severiz.Oğlumun da bizim gibi olmasını istedim hep. Yemek problemi olan çocuklar gerçekten çok zor oluyorlar.Bu yüzden internette bu konu ile ilgili bir çok yazıda okudum.

  Genel olarak her metinde aynı konu üzerinde duruluyor ÇOCUĞU ZORLAMAYIN !
Ailemin üzerinde durduğu konu ise ☺ çocuğun damak tadını yavaş yavaş oluşturmak.Ben de damak tadını oluşturmak için Atlas'a 3 aylık olduğundan itibaren, biz ne yediysek suyundan tattırdım.Tadını beyenmediği şeyleri tatması için hiç zorlamadım.6 aylık olduğunda doktorumuzun denetiminde yavaş yavaş ek gıdaya geçtik.Önce yoğurtla başladık (doğal olarak evde mayalıyorum) daha sonra elma ,armut,yumurta diye devam etti.

 Haşlama sebzeleri pek beyenmezdi yağsız ,tuzsuz , içerisine azcık salça ,soğan koyunca bayıla bayıla yerdi yani ağzının tadını biliyordu ☺.Biraz büyüdükten sonra yemek istemediğinde de hiç zorlamadım.Katı bir yiyecek ise mama sandalyesinde önüne parçalayıp koydum ve onunla hiç ilgilenmedim.Ben zorlamayınca bir bakıyordum bizimki yavaş yavaş ağzına götürüyor.

Şuan Atlas 1 yaşında ve herşeyi seviyor biz ne yersek oda onu yiyor.Herkesin kolay kolay sevmediği kereviz,enginarı bile afiyetle midesine indiriyor.



24 Mart 2016 Perşembe

Deliksiz Bir Uyku

Düzenli ve deliksiz bir uyku uyumak  çocuklar için çok saģlıklı.Ben Atlas'ın doğumundan beri bunu sağlamak için elimden geleni yapmaya çalıştım.En başta da daha önce sizin ile paylaşmış olduğum kendi kendine uyumayı sağlamak .
Atlas uzun zamandan beri kendi kendine uyuyor.Fakat 11 aylık olana kadar gece 2-3 kez  meme emmek için kalkıyor ve uykusu bölünüyor ve sabahları kalktığında huysuz olabiliyordu.Normalde bir bebeğin 6 aylıktan itibaren deliksiz gece uykusu uyuması gerekiyor.Bunu da geçenlerde paylaştığım gece emmesini keserek sonuca baģladım.Nerden baksanız gece emmesini kestikten 3 hafta sonraya kadar gece su içmek için kalkıyor, içip tekrar yatıyordu.Şu son bir haftadır artık saat 9:30'da yatıp sabah kalkıyor.
Uzun bir aradan sonra bende geceleri deliksiz bir uyku uyumaya başlamış  bulunuyorum.Bu durum hem Atlas'a hem de bana yaradı 😉.
Artık sabahları oģluşum daha dinç kalkıyor.

23 Mart 2016 Çarşamba

Squata Başlıyoruz

Hamilelik boyunca ister istemez kilo alıyoruz ve vücudumuzda kilo alıp vermekten sarkmalar metdana geliyor.

  Ben hamilelik boyunca sekiz kilo aldım.Bunun hamilelikte, şekerden dolayı diet yapmamda buyuk etkisi oldu.Ama yine de vücudumun sıkılaşmaya ihtiyacı var.Bunun için de hergün yürüyüş yapıyorum.Fakat geçenlerde internette dolaşırken squat hareketleri hakkında bir yazıya denk geldim.

  Bu hareketler göbek,kalça,bacak bölgelerinin sıkılaşıp incelmesini sağlıyor.Hareketlerin 30 günlük uygulama planı var.Bu planın bir kaç çeşidi bulunmakta,ben kendime uygun olanı seçtim.Aşağıda hareketler ile birlikte planı da görebilirsiniz.
Başlayalı 4 gün oldu bakalım 30 günün sonunda bir fark olacak mı? Sizinle paylaşırı.😉


21 Mart 2016 Pazartesi

HAMİLELİKTE ŞEKER YÜKLEMESİ

  Bu konuyu uzun zamandan beri yazmayı düşünüyordum ,kısmet bu zamanaymış.

  Hamileliğimin başından beri çevremdeki kişilerin sorduģu bir konuydu şeker yüklemesi.Tv'deki doktorların bir kısmının yaptırılması gerektiğini bir kısmının ise yaptırılmaması gerektiğini söylemesi hamilelerin ve çevresindekilerinin kafasını çok karıştırıyor.Benim de ilk başlarda kafamı karıştırıyordu.Fakat internetten bir çok araştırma yaptım ve bir zararının olmadığını ve ailesinde şeker olanların diğerlerine göre daha çok yaptırması gerektiğini öğrendim.Benim de babamda şeker olduğu için yaptırmaya karar verdim.
Tabi bu kararı verdim ama şeker çıkmayacağına da adım gibi eminim ☺.Çünkü tatlı seven ve yiyen biri deģilim.Veee... 50'lik şeker yüklemesini yaptırdım sonuçlar yüksek çıktı.Tabi ben şok!
Bir hafta diyet yaptım ve bir haftanın sonunda 100'lük yaptırdım,sonuç yine yüksek.Başımdan aşağı kaynar sular döküldü resmen.Hamileliğimin geri kalanını stresli günler bekliyordu.( bu konuyu ayrı bir yazıda deģineceğim).

  Sonuç olarak doğru bir karar vermişim.Bu işlemi yaptırmaya da bilirdim ve istenmiyen sonuçlar doğurabilirdi.Bu konu gerçekten çok önemli yaptırılmadığinda hem anne hem de çocuk için tehlikeli sonuçlar doğurabiliyor.



19 Mart 2016 Cumartesi

AİLENİN YANINDA ÇOCUK BÜYÜTMEK

  Daha önceki Ev Düzenini Çocuğa Öğretmek hakkında yazdığım yazının altına 'Bunu bir de anneanne ve babaannelere anlatmak gerek.'diye bir yorum yapılmıştı.Gerçekten çok doğruymuş.Bunu İzmir'e gelince çok daha iyi anladım.

  Benim izin vermediğim şeylere izin vermeler,Atlas ağladığında hemen kucağa almalar,her istediğini yapmalar...bu liste uzar gider.
Bunun üzerine ben bir şey söylediğimde hemen savunmaya geciş tabi ki☺.
- Sen burda çocuğa karışma , düzenini evde kur.
- Biz sanki hiç çocuk büyütmedik
-Tabiki yapıcam bir tanecik torunum o benim.
- Çocuk hiç bu kadar ağlatılır mı?
Bunun gibi bir çok laf işitiyorum. Tabi bizimki de bunu çözmüş bişey olunca hemen anneannesinin yanına gidiyor.

  Anlıyorum aslında kıyamıyorlar.Ama beni hiç düşünmüyorlar. Bu kız Antalya'ya gidince ne yapacak, nasıl bu çocuğu hizaya getirecek😉demiyorlar.

 Ama ben ne olursa olsun bazen onları kırsam da bildiğim yolda ilerliyorum.

  Benim düşüncem ben bu zamana kadar bu çocuğu bir sorun olmadan büyüttüysem, demek ki benim ,çocuk yetiştirmemde bir sorun yok.Tabiki yeri geldiğinde onların fikirlerine de başvuruyorum.

  Ben bir aydır annemlerin yanındayım bir süre sonra  evime dönücem ama sürekli ailler ile bir arada olanlara allah sabır versin gerçekten.




17 Mart 2016 Perşembe

OĞLUMDAN AYRI BİR GÜN

Atlas 10 Şubat 2015 tarihinde gözlerini dünyaya açtı.Biz Antalya'da yaşadığımız için akrabalarımız burda yok o nedenle Atlas'ı birine bırakıpta bir yerlere gidemiyoruz.Bundan tabi ki şikayetçi değilim yanlış anlaşılmasın 😊. 

Şu sıralarda anneanne ve dedemizin yanında İzmirdeyiz fakat yine aklımın ucundan geçmedi Atlas'ı anneannesine bırakıp bir yerlere gitmek. Bu gün dayımın kızına arkadaşları gelicekti beni de çağırdı ama şimdi Atlas ile kalabalıkta zor olur diye gitmek istemedim.Tabi annem 'sen git ben Atlas'a bakarım' diye tutturdu.Ne kadar gönlüm elvermese de ısrarlara dayanamadım ve biraz da bakalım Atlas nasıl tepki verecek diye merak ettiğim için Atlas'ı uyutup gittim.

 Ama öyle birşey ki insan bir boşluğa düşüyor ve kendini suçlu hissediyor.Bütün gün ne yaptı acaba?,beni aradı mı?,ağladı mı? diye düşünmekten kendimi alamadım. 

Ama kendimi boşu boşuna sıkmışım oğlum gayet hayatından memnunmuş bütün gün oyun oynamışlar.Bundan şu sonuca varıyoruz bir süre sonra çalışma hayatına geri dönebilirim😉.

15 Mart 2016 Salı

ÇEVRENİN ATLASA'A ETKİSİ

Doğal ortam ,temiz hava,bol gıda,anneanne evi... Atlas sürekli aktivite içinde şehrin rutininden sıkıcılığından kurtulup doğa ile içiçe... Geleli 3 hafta bu süre zarfında oģluşumda belirgin değişiklikler var.Tabi 1 yaşına girdi değişiklikler olucak ama bu kadar çabuk fark etmesi dikkat çekici gerçekten.Konuşma konusunda atağa geçti resmen, neyi söylesem tekrarlamaya çalışıyor.İki günde iki kelimeyi öğrendik 'çiçek ve mum '. Sanırım doğal ortamda olup sürekli birileri ile iletişim içinde olmak, bir çocuğun gelişimine büyük katkısı oluyor.Bu durumu Antalya 'ya gittiğimizde de devam ettirmemiz gerek.Aktivite zamanlarımızı fazlalaştırmamız gerek.

14 Mart 2016 Pazartesi

ANKARA' DA YAS

İçimden hiç birşey yazmak gelmiyor dünden beri.Ne yazılabilir ki bu kadar acının,üzüntünün üzerine. Dün akşam interneti açar açmaz arkadaşarın paylaştıkları'ANKARA'DA YAS' paylaşımlarıyla karşılaştım.Yine yine yine ... Gencecik insanlar ,doģmamış çocukların acı haberleri ile çalkalanıyor ortalık.Anneler, babalar feryat içerisinde. Biz televizyondan izlemekle yetiniyoruz 'yazık yazık'demekten başka birşey yapamıyoruz.Karşıdan bakıyoruz sadece...

11 Mart 2016 Cuma

Akdeniz Anemisi-Talasemi

Arkadaşımın kızı Atlastan 3 ay küçük ama doğduğundan beri huzursuz minik, sürekli ağlıyor ,geceleri uyumuyor,ek gıdaya geçtikten sonra hiç ek gıda yemiyordu. Arkadaşım da yazık perişan halde yalnız başına bu durumla baş etmeye çalışıyor.Gitmedikleri doktor kalmadı her seferinde bir sürü tahlil yapılıyor ama sonuç, yok bişey. Tabi bütün belirtilerinin yanı sıra miniģin kilo almaması ve gelişiminin geride olması da cabası.Gittikleri doktorun biri özel mamalar verdi kilo alsın diye, mamaların fiyatı da bir hayli yüksek.Onun için de rapor çıkardılar ama kilosuna bu mamalarda etki etmedi. Bu şekilde minik 10 aylık oldu son gittikleri doktor kontrolünde kızın talasemi olduģu ortaya çıktı.Miniğin bütün huysuzlukları ,yemek yememeleri,kilo almaması talaseminin belirtisiymiş.Talaseminin iki çeşidi varmış taşıyıcı olarak ve hastası olarak.Minikte taşıyıcı olarak mevcutmuş bu nedenle evlenene kadar bir sorun olmuyormuş evlenip çocuğu olacağın da kontrol altında olması gerekiyormuş. İnsanın başına gelmeyince bu kadar ayrıntılı bilmiyor bu tür hastalıkları.Bebeğimizde önemsemediğimiz bir davranış bir hastalığın belirtisi olabiliyor.

10 Mart 2016 Perşembe

Gece Emmesini Bıraktık

Uzun zamandan beri Atlas'ın gece emmesini kesmek istiyordum.Sebebi ise sabah kahvaltılarını yapmamasıydı.Fakat çok zorlanıcağımı düşündüğüm için İzmir'e annemin yanına gidince bıraktırmayı tercih ettim. Uzun bir sure gece aģlama krizleri ile karşılaşacağımı düşünüp gözüm korkuyordu. Normalde gecede iki kere emiyordu.İlk etapt bu sayıyı bire düşürdüm.Tabi ilk gece emmek isteyipte vermeyince bir aģlama krizi yaşadık, ben kucağıma alıp sakinleştirmeye çalıştım ve yanıma alıp sırtını okşayarak uykuya dalmasını sağladıktan sonra yerine yatırdım.Bu bir hafta sürdü daha sonraki hafta tamamen gece emmesini kestim ve düşündüğümden çabuk ve kolay alıştı. Tabi çocuktan çocuğa bu aşamalar değişebilir fakat önemli olan sabırlı ve sakin davranmak.... Artık kahvaltılarımızı iştahla yapıyoruz.Zafer benim...

8 Mart 2016 Salı

Ben geldiiim

Aaaaa uzun zamandır yazmıyordum.Nedenini aslında bende bilmiyorum.Yoğunluk,işler güçler,sıkıntı... Ama birden özlediğimi farkettim, neden yazmıyorum dedim kendi kendime, boş boş durmaktansa yaz. Oğluşuma gelince bir yaşına girdi kurtlu peynirim.Artık koşuyoruz,baba,anne,dede,cici gibi kelimeleri öğreniyoruz.Büyüdükçe işler iyice karışıyor ve zorlaşıyor.Halbu ki ben tam tersini düşünüyordum :) Şu son iki haftadır dede ve anneanne ile beraberiz ve bizimki iyice çığırından çıkmış durumda.Şımarmalar,laf dinlememeler,istediği olmayinca ağlamalar.Bunların önüne nasıl geçtiğimi sizinle daha sonra ayrintılı olarak paylaşıcam. Bu günlük benden bu kadar....

26 Aralık 2015 Cumartesi

Biz Atta Gidiyoruz...

Hava şartlarından dolayı çok fazla dışarı çıkamıyoruz biz.Genellikle kahve sohpetleri yapiyoruz.Bu nedenle bizim küçük yaramazda ister istemez sıkılıyor evde. Dün akşam yemek yedikten sonra her zaman olduğu gibi Emrah Atlas'ı aldı salona götürdü ve bir bağırma bir ağlama sesi ile geri geldiler.Bizim afacan atta atta diye ağlıyormuş.Yok artık dedim şimdiden atta dersen daha sonrasını düşünemiyorum. Ben daha ne bulaşıkları yıkadım ne diğer işlerimi yaptım.Babası oģluna kıyamadığı için bütün herşeyi bırakıp çıktık dışarıya☺.Bizmkinde keyifler yerinde arabasında yayıla yayıla geziyor.Bir saat dolaştık (tabi hava soğuk olduğundan alışveriş merkezinde). Bir saatin sonunda mayışmış bir durumda evimize döndük.Oğlum bir güzel attasını yaptıktan sonra mışıl mışıl uykusuna daldı. Mutfağı merak ettiyseniz☺ Atlas uyuduktan sonra mutfak görevi de başarı ile sona erdi.....

19 Aralık 2015 Cumartesi

SANIRIM BÜYÜYORUZ...

Artık 10 aylık kocaman bir delikanlı olduk biz.Her hareketimiz her davranışımız değişmeye başladı.Mesela bir çok şeyi kendi yemeye başladı.Örneğin portakal,armut,haşlanmış havuç gibi...Kaşığı da istiyor ama ona biraz erken bence 11. ayımızda ona da başlarız.Biraz ortalık batıyor batmıyor dèrsem yalan olur ama onun bu kendi başına birşeyler başarmasını görmek en büyük zevk gerçekten.Ben herşeyi tattırdım Atlas'a sanırım onun geri dönüşü bu ve asla zorlamadım onu yemesi için. İki haftadır ayakta kendi dengede durup düşüyordu fakat bu gün yürüme konusunda atağa geçti.Güvenimiz hat safhada maşallah ☺,bir yere tutunmadan 4-5 adım atıyoruz. Tabi yeni heves ya bazen kendini kaybetip kendini öne doğru atıyor .Sanırım yaşımızdan önce yürüyeceğiz artık nasıl baş ederiz bilmiyorum. Şaklabanlıklarımızı hiç sormayın,nekadar çok kızgında olsam öyle şeyler yapıyor ki herşeyi unutturuyorum.(hııı,neye kızmıştım ben hatırlayanınız var mı?)☺ Bunlar belki sizin için küçük önemsiz olabilir ama biz bunları görünce tarif edilmez bir mutluluk yaşıyoruz.Komik ama gerçek.....

10 Aralık 2015 Perşembe

Bebeklerde Ağlayarak Katılmak

Ne zormuş çocuk büyütmek...Atlas emeklemeye başladığı andan itibaren sivri köşeler kapatıldı eşim tarafından. Emekleme dönemimiz bitip yürüme dönemimize geçiyoruz. Bu kadar süre zarfında çok şükür kötü bir düşmesi olmadı. Ta ki geçen akşama kadar. Her akşam olduğu gibi yerde oturup oyun oynuyorduk. Tabi Atlas yaramazlık peşinde olduğu için :) hoparlöre tutunarak ayağa kalktı bir anlık elinin kayması ile kafası köşeye çarptı. Yavrum benim ne kadar canı yandıysa biranda nefes alıp ağlayamadı. Biz de ne olduğunu anlayamadık ve Atlas'ın yüzünü elledik, seslendik ama oğluşta bir tepki yok. Emrah (eşim) morardığını fark etti ve kucağına aldı Atlas'ı. Bunun üzerine Atlas birden bağırmaya başladı. Bu süre zarfında bizim elimiz ayağımız gitti. Aklımız çıktı resmen. Sonra çok şükür düzeldi ve bir sorun olmadı. Bu olayların arkasından internette bir araştırma yaptım. Bazı çocuklarda 4 yaşa kadar bu tür nefes kesilmelerinin olması normalmiş ve bir zararı yokmuş. Yapılması gereken paniklemeden çocuğu kucağa alıp sakinleştirmek gerekirmiş. Panik olmamak anne baba için zor bir durum böyle bir ortamda. Fakat şöyle de bir durum var, çocuk sizin panik yaptığınızı anlarsa bu durumu size karşı kullanmaya başlıyor. Bu nedenle çok paniklemeden sakin bir şekilde bu durumu normale döndürmek gerekmekte.

26 Kasım 2015 Perşembe

Evdeki Düzeni Çocuğa Öğretmek 2

Daha önce bu konu hakkında bir yazı paylaşmıştım. Bebeği evin düzenine alıştırmak gerçekten çok zormuş. İnsanın sabrını ölçüyor resmen. Ben Atlas'a tv ünitesine çıkma dedikçe oradan onu indirmeye çalıştıkça o inat etmeye başlıyordu. Dokunmasına izin vermeye başlayınca onların ellenmemesini anlatıyordum aslında anlıyordu ama yine de gitmeye çalışıyordu. Bir süre sonra sürekli orda durmak istedi ve bizim bütün günümüz tv ünitesinin önünde geçmeye başladı. Ta ki babamız işe el atıncaya kadar. Bir akşam babası ile kudururken Atlas, yine üniteye tutunarak ayağa kalktı ve oradan tv izlemeye başladı (reklamlar).Bunun üzerine eşim aynan şu şekilde; - Atlas lütfen aşağı iner misin? diyerek yeri gösterdi. Bizimki babasının gözünün içine baktı ve tekrar izlemeye devam etti. Eşim tekrar ; - Oğlum bak lütfen diyorum aşağıya iner misin? dedi .Atlas, tekrar babasının gözünün içine baktı veeeee aşağıya indi. Ben şok şok şok... Gözlerime inanamadım resmen Atlas, babasının ricasını kabul etmişti. Boşuna dememişler tatlı söz yılanı deliğinden çıkarır diye. O günden sonra fazla oraya gitmemeye başladı gitse de ricamız üzerine bize bir bakış atıp aşağıya iniyor. Sanırım oğlumuz büyüyor ve biz farkında değiliz....

15 Kasım 2015 Pazar

Anne olmak ve Çalışmak

Bu günlerde bunalımlardayım.Uzun bir çalışma hayatından sonra evde durmak biraz ağır geldi sanırım.Birşeyler üretemiyor olmak insanı işe yaramaz hissettiriyor.
İnternette biraz araştırdım da çoğu kişinin muzdarip olduğu bir konu. O yuzden de sizinle de paylaşmak istedim.
Dünyanın en güzel şeyi bir çocuğu büyütmek, emek vermek.Fakat eğer kendinize zaman ayıramıyorsanız ,kendiniz için birşeyler yapamıyorsanız işte o zaman herşey farklılaşmaya başlıyor. Kendinizi bir çıkmazın içinde buluveriyorsunuz.Sizin bakımınıza muhtaç olan yeni dünya  ve kendiniz arasunda sıkışıp kalıyorsunuz.
Aslın da durumun farkındayım bunların hepsi geçicek ama yine gelin bunu benim ruhuma  ve beynime anlatın.
Bunu yenebilmek içinde şu sıralar internet üzerinden çalışmalara bakıyorum belki kendimi oyalıyacak birseyler bulabilirim.Başka bir yazımda size bunlarda da bahsederim.

22 Ekim 2015 Perşembe

Epidural Anestezi

Epidural mi genel anestezi mi ?
Şuan bu soruya net olarak epidural diyorum.Doğumdan önce hep genel anestezi olarak düşündüm ve istedim.Ama doktorum epiduralde ısrar etti ve beni ikna etti.
Benim istememin nedeni hem sakat kalmak korkusu hem de iģne belden yapılırken acıyacağını sanmamdı.
Tabi ki korktuğum gibi olmadı.Kesinlikle canım hiç acımadı hiç hissetmedim bile iğneyi.İğne vurulduktan hemen sonra ayaklarınızda ısınma hissediyorsunuz.Ardından doktor işleme başlıyor.Bende bir süre sonra miğde bulantım ve baş dönmem oldu doktor bunun normal olduğunu söyledi ve bir süre sonra da kendiliğinden geçti.
Bunların dışında epiduralin en zor yanı doğum sonrasında aşırı baş ağrısı yaşamam oldu.Ama onuda minicik meleğim unutturdu.


11 Ekim 2015 Pazar

8. AYIMIZDA Kİ DEĞİŞİMLER


Uzun bir suredir yazamadım.Nedeni ise Atlas'ın hareket halinde olmasi ve beni de peşinden sürüklemesi.Akşam oldu mu direk ikimizde yorgunluktan erkenden yatıyoruz.
Artık tutunarak ayağa kalkıyoruz ve yavaşça geri oturuyoruz.Bunu günde defalarca yapıyoruz yeni heves nede olsa.O kadar çok mutlu oluyor ki tabi onun için büyük bir heves.
Gün geçtikçe yeni şeyler yapmaya başlıyor şaşırıp kalıyorum.Bugun elinde top varken ver bana Atlas dedim bakalım ne yapacak diye birden bana uzatı verdi ve alkış yapmaya başladı.Çok değişik bir şey her geçen gun onun buyuduğunu gormek,ona birşeyler öğretmek.
Bugün 8. Ayımızı doldurduk ve zamanın nasıl geçtiğini anlamadık bu gunlerin değerini bilmek lazım.

18 Eylül 2015 Cuma

Evdeki Düzeni Çocuğa Öğretmek 1

Hayırı bilmeli çocuk.Ellememesi gereken şeylerin olduğunu herşeyin oyuncak olmadığını sadece kendi oyuncakları ile oynaması gerektiğini bilmeli.
Evin düzenini değiştirmeyi hiç düşünmedim ve çocuk olduktan sonrada değiştirmedim.Bütün süs eşyalarımız ortada. Atlas'ında bunların evin bir parçası olduğunu öğrenmrsi gerek.Şuan 7 ayımızı doldurduk ve emeklemeler tutunup ayağa kalkmalar başladı.Her nesneyi her eşyayı almak oynamak ağzına sokmak istemeler başladı.Bende sabırla ilkönce bakması ve incelemesi için fırsat veriyorum bir kere daha sonra onun ellenmemesi gerektiğini bir güzel anlatıyorum.Çünkü ne kadar çok küçükte olsalar onların anladıklarına inanıyorum.Tabi yine ellemek istiyor bizim yaramaz ozaman hafifçe eline vuruyorum (canını yakmadan) ve cıs diyorum.Cıs deyince bir çekiniyor tekrar yapmak istiyor ve ben tekrarlıyorum cıs yapmayı o şekilde ögretme aşamasındayız şuan sonucunu da ileride sizlerle muhakkak paylaşıcam.


11 Eylül 2015 Cuma

6. Hastalik

6 Ayımıza yeni girdiģimiz gunlerde kendi kendine uyuyan çocuk birden huzursuz olmaya başladı.Ben ne oluyor bu çocuğa diye düşünürken ertesi gün bir ateş başladı.Tabi dişleri de çok kaşındığı için diş çıkaracak diye düşünmüştüm.Ateşi 37 civarlarındaydı ama Atlas'ı etkilemişti sağlık ocağındaki doktora sorduğumuzda ateşi 38 dereceye kadar normal olduģunu söylemişti bize.Tabi biz ilk defa böyle ateşle karşılaştığımız için telaş yapıyorduk. Ateşimiz 3 gün sürdü üçüncü gün sabah kendi doktorumuza gittik.Doktor güzel bir muayene ettikten sonra Atlas'ın 6. hastalık olduğunu söyledi.Tabi eşimle bende duyunca şaşırdık ,ilk defa duyduğumuz bir hastalıktı.
Doktor bu hastalığın 4  ve 6 ay arasında çocuklarda görüldüğünü ,hiçbir ilacın gerekmediğini 3 gun ateş 4 gun kırmızı döküntü olduğunu sonra kendiliğinden geçtiğini soyledi.
Gerçekten de ateşten sonra 4 gün Atlas kıpkırmızı gezdi kuzucuğum.Ama kızarıklar kaşıntı yapmadığı için cok zorlamadı Atlas'ı.

3 Eylül 2015 Perşembe

Göğüs Çatlağı

Göğüs çatlakları her yeni doğum yapmış ve emziren annelerin sorunu olduğu gibi benimde en sıkıntı yaşadığım konudur.Doğumdan iki gün sonra acılarım başlamıştı tabi sıkıntılarda.Bir taraftan acı çekerken diğer taraftan Atlas'ı emziriyordum ve etrafımdaki insanlar ikide bir emzir çocuğu dedikçe iyice sinirleniyordum.

Hiç unutmuyorum bir akşam süt sağarken kan geliyordu göğsümden tabi onu dökmek zorunda kalmıştım.
Annelik ne kadar fedakarlık gerektiren birşey.Bir taraftan çocuğunu doyurmak zorundasın diğer taraftan acıdan ağlıyorsun...
Tabi bu şekilde olunca geçsin diye bir çok şey deniyorsun  ve herkes  birşeyler söylüyor.Ben ilk tabi ki çatlak kremlerini denedim fakat pek memnun kalmadım.Daha sonra kantaron yağı denedim biraz iyi gelir gibi olmuştu ama biraz.En sonunda internetten bulduğum ayva çekirdeği ile olan jeli denedim ve ondan çok memnun kaldım.Çatlaklar kısa süre sonra geçmeye başladı.
Ayva çekirdeği : 6 - 7 tane ayva çekirdeğini bir bardağa koyuyorsun üzerine biraz su ve zeytinyağı koyup bir gün boyunca bekletiyorsun o jel haline geliyor ve onu göğüs uçlarına istediğin sıklıkla sürebiliyorsun.
Bunun  dışında arkadaşımın doğumdan sonra söylediği içi  benim yapmadığım  bir uygulama da; doğumdan bir ay önce hergün göğüs uçlarına soğanı kesip sürüyorsun ve göğüslerin hiç çatlamıyor.
Herkese iyi gelen farklıdır bunlarda size alternetif olsun :)

31 Ağustos 2015 Pazartesi

EMZİRME HİKAYEMİZ

İlkönce  güzel bir haber ile başlıyorsun bu serüvene heyecan ,endişe ile geçiyor aylar.Sonra o dokuz ay beklediğiniz güzel gün geliyor ve bebeğinizi kucağınıza alıyorsunuz.Bundan sonra herşey onun etrafında dönmeye başlıyor.

  Öncelikle bebeğinizin düzenli olarak emmesini sağlamak istiyorsunuz.Sezeryan ile doğum olduysa sütünüz geç gelebilir fakat bende olmadı. Atlas doğumundan  kısa bir süre sonra emmeye başlamıştı.Bizim sorunumuz; Atlas'ın, bir süre sonra memede olan çatlaklar yüzünden memeyi tutmaması.Tutamadıkça ağlamaya başlıyordu ve ben de bu çocuk emmeyecek diye strese giriyordum. Ama hiçbir şekilde ümidimi yitirmedim ve 10 gün  boyunca Atlas'a sütümü sağıp kaşık ile içirdim, arada memeye yatırıp tutmasını denedim. Fakat Atlas memeye yatınca çığırmaya başlıyordu sanki canı yanıyormuş gibi bağırıyordu bende tekrar başa dönüp kaşık ile veriyordum.
Birgün yine bu şekilde memede çığırırken mememden ağzına süt akıverdi veeee birden memeyi Atlas tuttu, o günden sonra da memenin müptelası oldu zaten  : ) .

  Size tavsiyem sakın memeyi tutmuyor diye biberon ile süt veya mama vermeyin.Yoksa memeyi hiç istemez bu sefer.Elinizden geldiği kadar kendi sütünüzü vermeye çalışın.

28 Ağustos 2015 Cuma

ATLAS VE UYKU

     Atlas tam bir uykucu şirin bu doğduğundan beri böyle. Sanırım büyüdüğünde de uykuyu sevecek.
 
     Çevremizde ve akrabalarımızda bir çok bebeği olan   kişi bulunuyor ve hepsi de bebekleri ya ayağında ya beşikte ya da battaniyenin içinde uyuturlardı çocuklar çılgınca bağırır bir türlü ailelerine rahat vermezdi. Tabi ben  bunları gördükçe kendi çocuğumu bu şekilde alıştırmamam gerektiğini düşünmeye başlıyordum ve bunu onlara söylediğimde bana senin bir çocuğun olsun da görürsün diyorlardı.
 
     Atlas doğdu doğumundan itibaren hiç sallanmadı (rahatsızlığı hariç). Nasıl diye sorarsanız birincisi atlas çok gaz sancısı çeken bir bebek değildi bununda bir artı olduğunu düşünüyorum ben. İlk başlarda emzirip yatırdık ya yatağına ya da ana kucağına sallamadan o şekilde uyudu . Huzursuz olduğu zamanlarda ise ilkönce sakinleşmesini sağladım (kucağıma alıyorum sakinleşiyor tekrar yatırıyorum) daha sonra yatağına yatırıp ninni söyleyip kendi kendine uyumasını sağladım. Şuan atlas altı buçuk aylık ve ninni söyleriz piş piş yaparız ve kendi kendine uyur.
 
   Bunun  için tavsiyem biraz sabırlı olmanız . Öyle  bu çocuk ağlıyor yok hemen ayakta sallıyayım dememelisiniz. Uyumuyorsa bırakın uyumasın eninde sonunda uykusu gelecek. Ben o şekilde  yaptım ve hala da yapmaya devam ediyorum. Uyumak istemediği veya zor daldığı zamanlar oluyor uyuması bir, bir buçuk saati bulduğu zamanlar oluyor bekliyorum sabırla, sinirlenmeden, gerilmeden bekliyorum sonun da kazanan ben oluyorum ve çok tatlı bir uykuya dalıyor.

12 Mayıs 2015 Salı

İlk Yazı

Uzun Zamandan beri yapmak istediğim bir türlü başlayamadığım blog yazarlığına bugün itibari ile başlamış bulunmaktayım.
Uzun bir çalışma hayatından sonra ailemize yeni katılan  fert nedeni ile evde zaman geçirmem gerekiyor. Bu da beni biraz zorluyor. Anne olmak dünyanın en güzel duygusu tarif edilemez ve anlatılamaz bir duygu gerçekten. Ama bir anda eve kapanmak ve sosyal hayatın yok olması iş hayatının bitmiş olması insanı bir anda bunalıma sokabiliyor.
Sürekli üretmek farklı deneyimler elde etmek ve bu deneyimleri ve duygu ve düşünceleri başkaları ile paylaşmak gerçek bir terapi bence.
Bloğumda sizlerle annelik ve çocuklar ile ilgili yazıları ve güncel konuları ele almayı düşünüyorum. Bakalım ortaya neler çıkacak hepimiz göreceğiz.